Ludwig van Beethoven’in piyano için yazdığı ve üç bölümden oluşan 14 numaralı sonatı* bugünkü ismini, Alman bestecinin ölümünden sonra almıştır. Alman şair Rellstab, sonatın ilk bölümünü, göle yansıyan ay ışığına benzetmiş, sonata çok yakıştırılan bu betimleme hızla kabul görmüştür.
Piyanoyu büyük bir ustalıkla, tutkuyla ve emprovize çalmasıyla ünlü olan Beethoven’ın 14 numaralı sonatını da, bu yolla yarattığı düşünülür. Beethoven eseri 1801 yılında, 31 yaşındayken bestelemiş ve aşık olduğu 17 yaşındaki İtalyan öğrencisi Giulietta Guicciardi’ye adamıştır. Esasen o yıllar, bestecinin işitme duyusunu yitirmeye başladığı, tedavi olamayacak durumda ve ilerlemekte olan hastalığını çevresinden gizlerken, bir yandan da kabullenmeye çabaladığı yıllardır. İkilinin ilişkisi kısa süreli olsa da, Giulietta’nın aşkı bu dönemin ışığı gibidir. Giulietta’nın evlenip Napoli’ye taşınmasıyla bestecinin hayatında bir dönem kapanır.
