‘Macar
Dansları, benim gerçek çingene çocuklarımdır. Gerçi ben yaratmadım onları ancak
uzun zaman besledim ve büyüttüm...’
Johannes Brahms
Bugün, piyano
için yazılmış yirmi bir parçadan oluşan 'Macar Dansları'yla başlıyorum söze. Bestecisi,
genç yaşında dost olduğu çingene kemancı Eduard Remenyi sayesinde tanışmış o yörenin müziğiyle ve ilgisini yıllar içerisinde beslemiş. Kaynakları bilinmese de,
dansların var olan melodilerin düzenlemesi olduğunu sanılıyor zira Brahms’ın açıklaması
budur. Ancak parçaların çoğunun, düzenlemeden ziyade Brahms bestesi olduğu konuşulur...
'Macar Dansları’nın Alman
bestecisini keşfeden, Robert Schumann olmuştur. Besteci ve müzik eleştirmeni
olan Schumann ve dönemin ünlü piyanistlerinden olan eşi Clara, henüz yirmi
yaşındaki Brahms’a yakınlık göstermiş ve gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Brahms, Schumann’ın akıl hastanesine yatmasıyla başlayıp vefatıyla sonlanan
süreçte de, ailenin yanında durmasını bilmiştir. Esasen o, aralarındaki büyük yaş farkına rağmen, zarif ve yetenekli
bir kadın olan Clara’ya aşıktır. Clara’nın bu duyguya nasıl karşılık verdiği tartışıladursun,
ikili yakınlıklarını uzun yıllar korumuştur. Brahms en önemli bestelerini ilk Clara ile paylaşarak onun önerilerini dikkate almış, Clara, Brahms’ın
eserlerini piyanosuyla yorumlamıştır.
