Bu Blogda Ara

wolfgang amadeus mozart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wolfgang amadeus mozart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2014 Pazar

FLÜT, ARP VE ORKESTRA İÇİN KONÇERTO


‘Johannes Wolfgangus Theophilus’ adıyla vaftiz edilen, yetişkinliğinde ‘tanrının sevdiği’ anlamına gelen ‘theophilus’un latincesini yani ‘amadeo’yu kullanmaya başlayan Wolfgang Amadeus Mozart’ın 1778’lerde ziyaret ettiği Paris’deyiz bugün. Annesiyle birlikte yaptığı seyahatin son durağı olan Paris, ona büyük kaybını yaşatmamış henüz... Notalar ve Notlar’da besteciye ikinci ziyaretimizi burada yapmamızın nedeni, flüt, arp ve orkestra için yazdığı konçertonun* Paris doğumlu olması.

Eserin hikayesi, kendisi flüt kızı arp çalan Dük’ün, kızıyla birlikte çalmak üzere, iki enstrümanın da kullanıldığı bir eser sipariş etmesiyle başlar. Mozart o dönemde pek rastlanmayan şekliyle, flüt ve arpı yan yana getirince, ortaya eşsiz bir yapıt çıkar. Yönetmen Milos Forman’ın, Peter Shaffer’in oyunundan uyarladığı 1984 yapımı ‘Amadeus’ filminde de konu edilir konçerto. Besteci Antonio Salieri, Mozart’ın flüt ve arp konçertosunun partisyonunu* gördüğünde, melodi ve orkestrasyonu karşısında müthiş bir kıskançlık ve şaşkınlık yaşar.

30 Mayıs 2014 Cuma

PATETİK SONATI


Bugün, 1770 lerin Almanya’sında, Bonn sokaklarında dolaşıyoruz. Bu küçük şehirde müzik, saray müzisyenleri tarafından, kilise, tiyatro, aristokrasi ve orta sınıfın katıldığı konserler için üretiliyor. Saray müzisyenlerini ise, bizlerin tanımadığı bir Ludwig van Beethoven yönetiyor. Mükemmel bir müzisyen ve sağlam karakterli bir yönetici olarak anılan bu kişi, ünlü besteci Ludwig van Beethoven’ın dedesinden başkası değil...

Dedesinin portresini yıllarca çalışma masasının üzerinden eksik etmeyen Beethoven, babasının yasını tutmamış gözüküyor. Henüz 16 yaşındayken, çok değer verdiği annesini kaybedince, bir yetişkinin rehberliğine ihtiyaç duyan iki erkek kardeşiyle baş başa kalıyor. Zaafları yüzünden saraydaki müzisyenlik kariyerinde sıkıntılar yaşayan babası, karısının ölümüyle alkol ve depresyona iyice gömülerek, ailenin tüm yükünü oğlunun omuzlarına bırakmıştır. Beethoven ise, kariyeriyle ilgili hayallerinin peşinden gitmeyi planlarken, ebeveyn rolünü üstlenmek zorunda kalmıştır.

29 Nisan 2014 Salı

40. SENFONİ


Piyano başındaki Wolfgang ve ablası Nannerl’in, babaları Leopold ile resmedildiği bu tablo, dokunaklıdır. Eksilmiş bir ailenin tablosudur çünkü. Duvardaki resim, oğluna eşlik ettiği Paris seyahatinde vefat eden Anna Maria'ya aittir. Kalanların bakışlarında ve o resmin altında toplanmışlığında hüzünlü bir şeyler vardır... 

Ailenin hayatında önemli yer tutan seyahatler bu olaydan on beş yıl önce başlamıştır. Henüz 4 yaşındayken, büyüklerine, 'kemanlarının çeyrek ton akortsuz olduğunu' söyleyebilen ve 6 yaşındayken ilk bestesini yapan Wolfgang’in dehası, müzisyen babası Leopold tarafından hemen fark edilmiştir. Onu tüm dünyaya tanıtmaya karar veren Leopold'un, kızını da yanına alarak yaptığı bu seyahatlerde, Nannerl ve Wolfgang, ‘harika çocuklar’ olarak tanınır ve ünlü olurlar.

26 Şubat 2014 Çarşamba

AIR ON THE G STRING


Notalara yolculuğumuzda barok döneme uzanıyor, klasik müziğin dehalarından Johann Sebastian Bach’ı ziyaret ediyoruz. Son derece bereketli bir sülaleye sahip Bach, ailesinin köklerine merak sararak, bir soy ağacı oluşturmuş. 200 yıl geriye uzandığı araştırmasında, fırıncılık yapan, boş zamanlarında gitara benzeyen bir müzik aleti çalan büyük büyük dedesi Veit Bach’a kadar ulaşmış. ‘Bach’larınki, notalarla yazılmış bir aile tarihi...

Tipik bir Bach ailesinde, çok sayıda çocuk var, hayatlarının merkezinde ise müzik. Ailedeki erkek çocuklarına, meslek olarak seçmeleri için müzik eğitimi aldırıldığı, kız çocukların müzisyenlerle evlenmesinin teşvik edildiği anlaşılıyor. İstisnalar var elbet ancak aile, Almanya’nın neredeyse tüm kentlerine yayılmış ve beraberinde müziği götürmüş. Bazılarının geçimlerini sağlamak için terzi, ayakkabı tamircisi veya fırıncı olarak çalışmaları, müziği ihmal etmelerine sebep olmamış. Her yıl bir araya gelerek müzik yapmaktan vazgeçmemişler.