Bu Blogda Ara

5 Temmuz 2014 Cumartesi

CARMEN


1820 yıllarının İspanya’sında Sevilla civarında geçen bir hikayenin içindeyiz. 'Çok güzel ve ateşli bir Çingene kızı olan Carmen, bir tütün fabrikasında işçi olarak çalışmaktadır. Aşkını kullanmada fazlasıyla serbest olan Carmen, bu konuda tecrübesiz ve genç bir asker olan Don Jose'yi kandırmakta zorlanmaz. İlişkisi uğruna nişanlısını terk eden ve birliğindeki subayların emirlerine karşı gelerek askerlikten kaçan Don Jose’nin hayatı dağılmıştır. Bir süre sonra ondan sıkılan ve boğa güreşçisi Escamillo ile aşk yaşamaya başlayan Carmen, kıskançlığıyla baş edemeyen Don Jose tarafından öldürülür...'

3 Mart 1875 akşamı Paris’deki Opera Comique’de sahnelenen eserin ilk gösterimini izleyenlerin çoğu, onun tutku ve zaaflarla var olan gerçek hayattan çıkma karakterleriyle, kadın kahramanın göz önünde olan cinselliği ve sahnedeki ölümüyle sarsılmış gözüküyor. Müzikseverler, evlerine karmaşık duygularla ancak hoşnutsuz dönerken, operanın* müziklerini besteleyen Georges Bizet ve librettosunu* uyarlayan Meilhac ve Halevy’nin payına ise o akşamki başarısızlığın yarattığı hayal kırıklığı düşmüş olmalı. Oysa çağdaşlarının, örneğin Tchaikovsky, Brahms ve Wagner’in operaya hayran kaldıkları biliniyor. Onlar da, eserin yaratıcıları gibi, devrimsel niteliğinin ve realistik operanın doğuşuna şahit olduklarının farkındalar. Carmen'i, ilk gösterimi dahil en az 20 kez izleyecek olan Brahms Bestecisini kucaklamak için dünyanın sonuna kadar gidebileceğini’ söyleyecektir sonraları.

29 Haziran 2014 Pazar

FLÜT, ARP VE ORKESTRA İÇİN KONÇERTO


‘Johannes Wolfgangus Theophilus’ adıyla vaftiz edilen, yetişkinliğinde ‘tanrının sevdiği’ anlamına gelen ‘theophilus’un latincesini yani ‘amadeo’yu kullanmaya başlayan Wolfgang Amadeus Mozart’ın 1778’lerde ziyaret ettiği Paris’deyiz bugün. Annesiyle birlikte yaptığı seyahatin son durağı olan Paris, ona büyük kaybını yaşatmamış henüz... Notalar ve Notlar’da besteciye ikinci ziyaretimizi burada yapmamızın nedeni, flüt, arp ve orkestra için yazdığı konçertonun* Paris doğumlu olması.

Eserin hikayesi, kendisi flüt kızı arp çalan Dük’ün, kızıyla birlikte çalmak üzere, iki enstrümanın da kullanıldığı bir eser sipariş etmesiyle başlar. Mozart o dönemde pek rastlanmayan şekliyle, flüt ve arpı yan yana getirince, ortaya eşsiz bir yapıt çıkar. Yönetmen Milos Forman’ın, Peter Shaffer’in oyunundan uyarladığı 1984 yapımı ‘Amadeus’ filminde de konu edilir konçerto. Besteci Antonio Salieri, Mozart’ın flüt ve arp konçertosunun partisyonunu* gördüğünde, melodi ve orkestrasyonu karşısında müthiş bir kıskançlık ve şaşkınlık yaşar.

22 Haziran 2014 Pazar

PAGANINI’NIN BİR TEMASI ÜZERİNE RAPSODİ



Notalar ve Notlar’da Sergei Rachmaninov’u ikinci kez ziyaret ediyoruz ancak bu kez ülkesinde değil, ABD’de buluşacağız besteciyle. Bir önceki ziyaretimizde Rusya’da yaşıyordu ve orada başarılı bir piyano virtüözü* ve besteci olarak anılıyordu. Ne zaman ki 1917 Devrimi gerçekleşti, burjuva tarzı müzik yapmakla aşağılandığı ülkesinden ayrılmak zorunda hissetti kendini. Ömrünün sonuna kadar yurt özlemi çekmesine rağmen, geri dönmeyi tercih etmedi. Bu platformda, farklı tercihlerde bulunan Rus meslektaşlarının yaşadıklarına da şahit olduk. Rachmaninov gibi dönmemek üzere gidenler, Prokofiev gibi gidip, geri dönenler, Shostakovich gibi hiç gitmeyenler. Hepsi zor, hepsi sarı veya griye bulanmış hikayeler...

'Paganini’nin Bir Teması Üzerine Rapsodi', Rachmaninov’un yerleştiği ve topraklarında öldüğü ABD’de bestelediği ender eserlerden biri. Eser, müzik tarihinin en ünlü keman virtüözlerinden biri olan Niccolo Paganini’nin ruhunu da taşıyor. Paganini’nin icrası oldukça güç 24 keman kapriçyosundan* sonuncusu, pek çok besteci gibi, Rachmaninov’a da esin kaynağı olmuş. O da, bu temadan yola çıkarak solo piyano ve orkestra için 24 varyasyon besteliyor ve ülkesinden ayrı olmanın yarattığı hüznü esere adeta dokuyor. Zaman içerisinde film endüstrisinin de dikkatini çeken ve 1980 yılında ‘Zamanın Bir Yerinde’ (Somewhere in Time) filminde, 1994 Bafta En İyi Film Ödülü’nü alan ‘Bugün Aslında Dündü’de (Groundhog Day) kullanılan 18. varyasyon, oldukça melankolik ve büyüleyici bir eser.

6 Haziran 2014 Cuma

ASTURIAS


Barcelona’nın ünlü parkı, Park Guell’deyim. Sokak müzisyenleri, dansçılar parkın çeşitli yerlerinde performans sergiliyorlar. Bana çok tanıdık gelen nameler işittiğimde, bunun ‘İspanyol Süit’ininen bilinen bölümü ‘Asturias’ olduğunu anlıyor ve kalabalığın olduğu yere yöneliyorum. Müzisyen, eseri ona en yakıştırdığım enstrümanla çalıyor. Katalan besteci Isaac Albeniz’in ülkesindeki bu hoş sürpriz, bu haftanın rotasını da belirlemiş oluyor...

Esasen süitin orijinal halinde dört bölüm varmış. Granada, Katalonya, Sevilla ve 1880’lerde İspanya’ya ait olan Küba’nın ismiyle anılan bölümlere, Albeniz’in vefatından sonra, besteciye ait dört eser daha eklenmiş. 'Asturias‘ 'İspanyol Şarkıları’ndan transfer olmuş. İspanya’nın çeşitli bölgelerinin adlarını taşıyan orijinal bölümlerin her biri, şarkı ve danslarıyla o yörenin havasını yansıtırken, 'Asturias' bu anlamda onlardan ayrılıyor.